Barış Manço

Müzisyen

Biyografi

Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço, veya tüm dünyanın onu tanıdığı adıyla Barış Manço, 2 Ocak 1943 tarihinde İstanbul Üsküdar’da, Zeynep Kamil Hastanesi’nde dünyaya gelmiştir. Barış Manço, 1 Şubat 1999 tarihinde vefat ettiğinde 56 yaşındaydı. II. Dünya Savaşı’nın en çetin günlerinde doğduğu için ailesi ona barış özlemiyle Barış adını vermiştir ve o, Türkiye’de bu ismi alan ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Kökenleri Osmanlı sarayına dayanan köklü bir aileye mensuptur. Annesi, Türk Sanat Müziği’nin önemli seslerinden, Zeki Müren’in de hocası olan Rikkat Uyanık, babası ise Hakkı Manço’dur. Ancak Barış Manço’nun çocukluğu, anne ve babasının o dönem için nadir görülen boşanmasıyla hüzünlü bir hal almıştır. Henüz üç yaşındayken yaşanan bu ayrılık sonrası babasının yanında büyüyen Manço, babaannesi Nimet Hanım’ın masalları ve ninnileriyle yetişmiştir. İlerleyen yıllarda tüm Türkiye’nin ezbere bildiği Gülpembe şarkısını, çok sevdiği ve erken yaşta kaybettiği babaannesi Nimet Hanım için yazmıştır.

Müzik tutkusu, Galatasaray Lisesi’nde yatılı okuduğu yıllarda filizlenmiştir. 1958 yılında, henüz ortaokul öğrencisiyken arkadaşlarıyla kurduğu Kafadarlar grubuyla ilk sahne deneyimini yaşamış, ardından Harmoniler grubunu kurarak rock’n roll rüzgarına kapılmıştır. Ancak babası Hakkı Bey, oğlunun mühendis veya diplomat olmasını isterken, annesi Rikkat Hanım onun sanata olan yeteneğini her zaman desteklemiştir. Galatasaray Lisesi’ndeki eğitiminin ardından, hayallerini gerçekleştirmek ve dünyayı tanımak adına radikal bir karar alarak Belçika’ya gitmiştir. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim, grafik ve iç mimarlık eğitimi alırken yaşadığı yıllar, onun hayatının en zorlu sınavı olmuştur. Gurbette parasızlık çeken, garsonluk yapan, hatta geceleri kalacak yeri olmadığı için kamyon kasalarında uyumak zorunda kalan Barış Manço, bu sefalet günlerinde bile müzikten kopmamış, Fransızca şarkılar yazarak Avrupa müzik piyasasına girmeye çalışmıştır. Bugün onunla özdeşleşen o ikonik bıyıklarının hikayesi de bu döneme dayanır. Belçika’da geçirdiği ciddi bir trafik kazası sonucu dudağında derin bir yarık oluşmuş, bu izi kapatmak için bıraktığı bıyıklar, daha sonra onun en büyük simgesi haline gelmiştir.

1960’ların sonunda Türkiye’ye döndüğünde, elinde gitarı ve batıdan öğrendiği tekniklerle Anadolu’nun bağrından kopan türküleri harmanlama fikri vardı. 1970 yılında, Kemençe sanatçısı Cüneyd Orhon ile kaydettiği Dağlar Dağlar plağı, Türkiye’de yer yerinden oynatmıştır. Sadece birkaç ay içinde 700 binden fazla satan bu plak, ona Platin Plak Ödülü’nü kazandırmış ve Anadolu Rock türünün temellerini atmıştır. Artık o, sadece bir şarkıcı değil, doğu ile batıyı sentezleyen bir müzik elçisidir. Moğollar grubuyla kısa süreli bir birliktelik yaşasa da, asıl efsanevi yolculuğu 1972 yılında kurduğu Kurtalan Ekspres ile başlamıştır. Adını Haydarpaşa-Kurtalan hattında çalışan treninden alan bu grup, Barış Manço’nun müzikal dehasını sahneye taşıyan en büyük yoldaşı olmuştur. Dönence, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Hal Hal, Aynalı Kemer gibi şarkılarıyla 7’den 77’ye herkesin kalbine dokunmuştur. Şarkı sözlerinde sadece aşktan bahsetmemiş; domatesi, biberi, patlıcanı, arkadaşım eşeği, ayı, nane limon kabuğunu anlatarak toplumsal değerleri, atasözlerini ve didaktik öğütleri müzikle birleştirmiştir. Bu yönüyle o, modern çağın bir Karacaoğlan’ı, bir Yunus Emre’si, yani çağdaş bir halk ozanı olarak kabul edilmiştir.

Barış Manço’nun kariyerindeki ikinci büyük devrim ise televizyonculuğu olmuştur. 1988 yılında TRT 1’de başlayan 7’den 77’ye programı, Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu ve en başarılı yapımlarından biri olmuştur. Ekvator’dan Kutuplara sloganıyla yola çıkan Manço, 150’den fazla ülkeye giderek 500 bin kilometreden fazla yol kat etmiş ve Evliya Çelebi’nin yüzyıllar önce at sırtında yaptığını kamera ve mikrofonla yaparak Modern Evliya Çelebi unvanını almıştır. Bu program sayesinde Türk halkı, hiç görmediği ülkelerin kültürlerini onun o sıcak ve samimi anlatımıyla tanımıştır. Programın içindeki Adam Olacak Çocuk bölümü ise bir pedagoji dersi niteliğindedir. Binlerce çocuğu sahneye çıkarıp onlara diş fırçalamayı, süt içmeyi, arabanın arka koltuğunda oturmayı öğütlemiş ve bir neslin Barış Abisi olmuştur.

Onun etkisi sadece Türkiye sınırlarıyla kalmamıştır. Özellikle Japonya’da yarattığı etki inanılmaz boyutlardadır. Japonya’da verdiği konserlerde 20 bin Japon’un ellerinde Türk bayraklarıyla onun şarkılarını Türkçe olarak söylemesi, Türk müzik tarihinin en gurur verici anlarından biridir. Soka Üniversitesi Rektörü tarafından kendisine verilen Uluslararası Kültür ve Barış Ödülü, onun evrensel bir sanatçı olduğunun kanıtıdır. 1991 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmüş, ancak o her zaman En büyük ödül halkın sevgisidir diyerek mütevazılığını korumuştur. Kendisine milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı adaylığı teklif edildiğinde ise Benim zaten bir makamım var, o da Barış Manço olmak diyerek reddetmiştir.

Özel hayatında, 1978 yılında hayatını birleştirdiği Lale Manço ile örnek bir evlilik sürdürmüş, bu evlilikten Doğukan Hazar ve Batıkan Zorbey adında iki oğlu dünyaya gelmiştir. Çocuklarına verdiği isimler bile onun doğu-batı sentezine olan inancının bir göstergesidir. Moda’daki 81300 posta kodlu evi, sadece bir konut değil, kapısı herkese açık bir sanat merkezi gibi işlemiş, vefatından sonra da müzeye dönüştürülmüştür. Uzun saçları, parmaklarını dolduran gümüş yüzükleri, otantik kıyafetleri ve kendine has el hareketleriyle bir ikon haline gelen Barış Manço, sadece şarkı söylememiş, yaşam felsefesiyle de örnek olmuştur.

Ancak bu masal, 31 Ocak 1999 gecesi aniden sona ermiştir. Moda’daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu Siyami Ersek Hastanesi’ne kaldırılan sanatçı, 1 Şubat 1999 tarihinde, henüz 56 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur. Ölüm haberi Türkiye’yi yasa boğmuş, devlet töreniyle kaldırılan cenazesine milyonlarca insan akın etmiştir. Din, dil, ırk, siyasi görüş fark etmeksizin her kesimden insanın tabutunun arkasından ağlaması, onun ne kadar birleştirici bir figür olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Galatasaray Lisesi’nden başlayan yolculuğu, Kanlıca Mezarlığı’nda son bulsa da, Yaz dostum, güzel sevmeyene adam denir mi sözleriyle, Barış Manço ismi sonsuza kadar yaşamaya devam edecektir.

Kariyer Geçmişi

Yıl Proje Adı Rol
1999 Mançoloji
Vefatından hemen önce hazırladığı ve rekor kıran toplama albümü.
Sanatçı
1995 Müsaadenizle Çocuklar
Pop müziğin yükselişine rock cevabı verdiği albüm.
Sanatçı
1992 Mega Manço
Ayı ve Süleyman gibi hitlerin bulunduğu albüm.
Sanatçı
1989 Darısı Başınıza
Domates Biber Patlıcan ve Kara Sevda şarkılarının yer aldığı albüm.
Sanatçı
1985 24 Ayar
Gibi Gibi ve Bugün Bayram şarkılarıyla klasikler arasına giren eser.
Sanatçı
1981 Sözüm Meclisten Dışarı
Gülpembe, Dönence ve Arkadaşım Eşek gibi başyapıtların olduğu efsane albüm.
Sanatçı
1979 Yeni Bir Gün
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa ve Aynalı Kemer hitlerini barındıran albüm.
Sanatçı
1975 2023
Cumhuriyetin 100. yılına ithafen yaptığı fütüristik konsept albüm.
Sanatçı
Yıl Proje Adı Rol
1991 Devlet Sanatçısı
Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilen en prestijli sanat unvanı.
Unvan Sahibi
Yıl Proje Adı Rol
1990 Japonya Turnesi
Japonya'da verdiği ve binlerce Japon hayranın Türkçe şarkı söylediği tarihi konserler.
Sanatçı
Yıl Proje Adı Rol
1988 - 1998 7'den 77'ye
Dünyayı gezdiren ve bir nesli büyüten efsanevi TRT programı.
Yapımcı / Sunucu
Yıl Proje Adı Rol
1972 Kurtalan Ekspres
Yıllarca birlikte sahne aldığı efsanevi orkestrasının kuruluşu.
Kurucu
Yıl Proje Adı Rol
1970 Dağlar Dağlar
Kariyerinin dönüm noktası olan ve Platin Plak kazandıran şarkı.
Sanatçı
Barış Manço
Doğum 2 Ocak 1943
Yaş 83 yaşında
Doğum Yeri İstanbul, Türkiye
Vefat Tarihi 1 Şubat 1999
Vefat Yeri İstanbul, Türkiye
Burç Oğlak
Boy 178 cm
Kilo 75 kg
Meslek Müzisyen
Kariyer 13 proje
Görüntülenme
63,322
Beğeni
12,847